3 Mayıs 2008 Cumartesi

Minik Yaprak'ın Günlüğü

Minik kızım Yaprak hakkındaki yazıları okumak için


www.yaprakkisioglu.com
.

*

17 Ekim 2007 Çarşamba

16.10.2007 ( 31. Hafta )


Bu seferki ultrasonda bize hiç yüz vermedin. Murat Bey öyle denedi, böyle denedi, kah ellerinle, kah ayaklarınla yüzünü kapattın. Boyun 29.47 cm ve kilon 2100 gram. Normalden hala büyüksün. Sen de bize benzeyeceksin gibi görünüyor, Başak'da, Alp ve ben hep dört kilonun üstünde doğmuşuz.

Şeker yüklemesi testi sonrasında hamilelik şekerim çıkmadı. Ancak Murat bey aldığım fazla kilolara kızdı. Hmmm ... haklı ... son bir aydır çok fazla hamur işi yedim galiba. Ramazan pideleri tatlı geldi. Doğuma kadar en fazla 2 kilo almak gibi bir hedef koydum kendime bakalım ne olacak. Murat Bey bu aldığım kiloların sana zaten hiçbir faydası olmadığı söylüyor. Eğer böyle gidersem sadece kendi kendimi hacim olarak genişletip, doğum sonrasında uflayıp puflayacağım.

Üstelik bel ve kalça ağrılarımın nedeninin de fazla kilo almak olduğu çok net ortada. 35. haftaya kadar olası bir erken doğumu engellemek için fazla yürümememi ve ayakta kalmamamı istedi Murat Bey. Bu haftalar senin akciğerlerin gelişiyor ve erken doğarsan üç hafta kuvözde geçirmen gerekirmiş.

Doğumun İstanbul'da olacak. Ben Hollanda'da gerçekleşecek bir doğumun seni çifte pasaport sahibi yapacağını zannediyordum ancak yanlış bilgiye sahip olduğumu yeni öğrendim. Ticari MVV başvurumu iptal ederek eş durumundan MVV'ye geçiyoruz. 22 Ekim'de dil imtihanına girmek üzere Hollandaca kursuna başlıyorum. Yarın yani 18 Ekim'de ise doğum iznine ayrılabilmek için SSK'ya gideceğim. Küçük Yaprak seninle beni bol koşuşturmalı günler bekliyor. Kendimizi hep Hollanda'ya endekslediğimiz için sana ne yatacak, ne yıkanac, ne de başka eşyalar almamıştık. Evi hazırlamamıştık. Doğumundan sonra 2-3 aylığına İstanbul'da olacağız. Aslında bu son gelişmeye sevinmedim değil. İnsanın kendi ortamında böyle büyük bir olayı yakınları ile yaşaması, yabancı bir memlekette süreci yanlız başımıza geçirmemizden çok daha iyi. Görünüşe göre önümüzdeki günlerde bolca Hollandaca duyacaksın benden "Yaprak, ik ben İpek, ik ben uw moeder" :):)
.

12 Ekim 2007 Cuma

Sen ... ve Ben ( ! ) Büyürken ...







11 Eylül 2007 Salı

07.09.2007 - 26. Hafta




İlhan ilk defa bugün muayenene katıldı, ilk defa seni hareket ederken kendi gözleri ile gördü. Sen de bizi hiç utandırmadın, öyle güzel yüzünü gösterdin ki ... Normalin üstünde kilon ve boyun olduğu için şeker yüklemesi testi yaptıracağız. Hamilelik şekeri olasılığı var gibi.

14 Ağustos 2007 Salı

13.08.2007 - 22. hafta

İlk üç boyutlu ultrasonun. Teknoloji ne akadar ileri artık. Hem babana, hem bana benziyor gibisin. Bacak üst kemiğinin boyu uzun. Anneannemin kemik yapısına andırıyor. Murat Bey "uzun olacak" dedi. Çok sevindim.

İlk 4,5 ay yaşadığım sağlık problemleri artık yok gibi. Hafiften karnım da belirginleşti. Ama birçok kitapta okuduğum eller, ayaklarda şişme gibi bir durum yaşamıyorum. Havalar fena gitmiyor. Temmuz ayındaki sıcaklar beni çok kötü etkilemişti. Şimdi ki tek gerginliğim Hollanda'ya geçiş süreci. Evraklar, beklemeler, onaylar, vs vs ...


13 Temmuz 2007 Cuma

02.07.2007 - 16.hafta

Bu kontrolümüzde de herşey çok iyi gitti. Murat Bey 3'lü Down Sendromu testine ihtiyacın olmadığı, risk oranının çok düşük çıktığını söyledi. Sevindim. Artık hergün takviye kalsiyum, sodyum ve demir alacağım. Murat Bey'in çok sakin ve rahat olması çok olumlu. Neler dinliyorum günlerdir birçok doktorun anneye stres, kaygı yükleyen davranışları hakkında. Artık eskisi kadar büyük yorgunluk hissi, mide-iç bulantısı yaşamıyorum. Biraz başım ağrıyor. Büyük bir ihtimalle iş yerindeki klimalar yüzünden geçirdiğim grip sonrasında tıkanan sinüslerim nedeniyle oluyor. Kritik olarak sadece 25 Haziran'da tansiyonum sabah iş yerinde 5'e düştü. Revirde öğlene kadar uyumuşum. Sonrasında eve gittim ve 2,5 gün hiç dışarı çıkmadım. Sıcaklardan oldu büyük bir ihtimalle.

04.06.2007 - 12. hafta

İlk defa seni bu kadar net gördüm. Ne kadar heyecanlandığımı anlatamam. Hareketli halini izlemek, seni birebir hissedemesem de kalbinin attığını bilmek, duymak, düşünmek, anlamaya çalışmak apayrı bir zevk. Dışarıdan bakıldığında tabii ki ben de görüntü olarak değişiklik yok. Hatta her gören "sen kilo vermişsin" diyor. Doktorumuz Murat Bey kilo alımı konusunda çok hassas. İlerleyen günlerde göreceğiz bakalım neler olacak ...

Hamileliğin ilk aylarının zor olduğunu heryerde okuyordum, duyuyordum ama insan yaşayınca söylenenlerin eksik olduğunu inanıyor. Herhalde benim yaşadıklarım bünyesel. Ben hiç kendimi hayatım boyunca bu kadar halsiz hissetmemiştim. Bu kadar başım ağrımamıştı. İçim bulanmamıştı. Nefessiz kalmamıştım. Hayatım allak bullak oldu diyebilirim.

Cinsiyetinin erkek olduğuna yönelik içimizde bir his var. baban isnimi buldu bile "Onat". Ben de çok sevdim. Birçok değerli şey çağrıştırıyor. Murat Bey'de erkek olabileceğini söyledi. Gelecek ay netleşecek, o güne kadar sen Onat'sın. Küçük oğlumuz ...

.

26.04.2007 - 6. hafta

12 Temmuz 2007 Perşembe

Dikkat Kucağımda Bebek Var !!!!

İpek ve Ayşe'nin yeğeni Çaka - Bebek Parkı Festivali / 24.06.2007


Çaka 6 aylık ve dünyalar tatlısı. İtiraf edeyim, yıllar sonra ilk defa kucağıma aldığım bebek o. Pek de ağır ve hareketli oluyormuş altı aylık bebekler.
Yaprak sen de mi kıpır kıpır olacaksın?

Senin ilk alışverişini de Bebek Parkı'ndaki Festival'den yaptım.